Eski Ahit’te, Kızıldeniz’in ortadan ikiye bölünmesiyle ilgili bir öykü vardır. Buna göre, Hz. Musa asasıyla Kızıldeniz’i ikiye bölmüÅŸ ve kendisine inananlarla birlikte firavunun ordusundan kaçabilmiÅŸtir.
Bilim adamları, bunun gerçekten yaÅŸanmış olabileceÄŸini söylüyorlar. Ancak bu mucizeyi Hz. Musa’nın deÄŸil de doÄŸanın bizzat kendisinin gerçekleÅŸtirdiÄŸini sözlerine ekliyorlar. Bilgisayarda yapılan bir canlandırma, gece, 12 saat boyunca durmadan esen doÄŸu rüzgârının suları geri itebileceÄŸini gösteriyor. Böyle bir durumda dört saat boyunca denizin ortasında, yürüyerek geçilebilecek bir alan oluyor. Bilgisayar canlandırmasyla ortaya çıkan bu gerçek de Eski Ahit’te anlatılan mucizeyle uyumlu.
Bu mucize, baÅŸrolde Charlton Heston’ın oynadığı 1956 tarihli Hollywood filmi On Emir/The Ten Commandments’ın da ilham kaynağıydı. Burada, Tanrısal bir müdahaleyle gece boyunca doÄŸudan rüzgâr estiÄŸi, akabinde denizin içinde etrafı sudan duvarlarla çevrili bir yol açıldığı, Hz. Musa ile Musevilerin de bu yoldan geçtiÄŸi anlatılmıştı. Firavunun ordusu onları yakalamak için yola girdiÄŸinde ise sular yükselmiÅŸ ve ordu, sulara gömülmüÅŸtü.
Mucize, Nil Deltası’nda gerçekleÅŸti
Bilim adamlarına göre bu mucizenin mekânı Kızıldeniz deÄŸil, Nil Nehri Deltası’nın Kızıldeniz’e yakın bir noktası. O dönemde Nil Nehri’nin kıyıdaki lagünle birleÅŸtiÄŸi düÅŸünülüyor. Arkeolojik kayıtların analizi, uydu ölçümleri ve haritalar, suyun ortasında, 12 saat boyunca esen rüzgâr sayesinde yol açıldığı fikrini destekliyor. Bilgisayar canlandırmasıyla olabilirliÄŸi ortaya konan olayla ilgili rapor, Journal Public Library of Science’da yayınlandı.
AraÅŸtırma ekibinin lideri Carl Drews, konu hakkında ÅŸunları söylüyor: “Bu araÅŸtırma, suların ortadan ikiye ayrılmasının basit bir fizik kuralına baÄŸlı olduÄŸunu doÄŸruluyor. Bu, sıvı dinamikleriyle ilgili bir durum. Fizik yasalarına baÄŸlı olarak, sürekli esen rüzgâr, iki tarafında yüksek su duvarlarının olduÄŸu güvenli bir geçit yaratıyor.”
Kızıldeniz’in ikiye bölünmesiyle ilgili eski teoriler arasında tsunami de yer alıyordu. Bu teori, hızla gelen bir su kütlesinin denizde yarılmaya yol açabileceÄŸi ÅŸeklindeydi.