OKULLAR MAHALLELERE AÇILACAK
Milli EÄŸitim Bakanı Ömer Dinçer "Okullar Hayat Olsun" Projesi ile okul kütüphanelerinin, bilgisayarlarının, spor salonlarının yeniden tanzim edilerek, velilerin, mahalle halkının da kullanımına açılacağını söyledi. Okulların hem hayat kazandıracağını hem de hayat bulacağını belirten Dinçer, okul bahçelerinin otoparka, okul spor salonlarının da iÅŸletmek üzere spor kulüplerine devredilmesi uygulamasına son verdiklerini anlattı.
Dinçer, "Spor klüplerimiz yine spor salonlarını istiyorlarsa kullanabilecek, hatta kira ödeyerek uzun süreli de kullanabilecekler, ama iÅŸletmek ve baÅŸkalarına kiralamak üzere alamayacaklar. Çünkü, o salona müÅŸteriden çok öÄŸrencilerimizin, onların ebeveynlerinin ve mahalle halkının, yerel yönetimlerin ihtiyacı var" diyor. Dinçer, öÄŸrenci-öÄŸretmen iliÅŸkisinin ters yüz edileceÄŸini, öÄŸretmenlere mesleki geliÅŸtirme eÄŸitimi ile birlikte kariyer fırsatı verileceÄŸini açıklarken, öÄŸretmenlerin yeni rolünü, "çocukların potansiyellerini açığa çıkaran, kendi bildikleriyle onlara yön gösteren, rehberlik eden bir rol" diye tanımlıyor.
Dünyadaki geliÅŸmiÅŸ eÄŸitim sistemlerini yakalamak için erken yaÅŸta eÄŸitimin ÅŸart olduÄŸunu söyleyen Dinçer, "Sorunları çocuklarımızı askeri bir disiplinle yetiÅŸtirerek çözemeyiz" dedi.
ÖZGÜR DÜÅžÜNCENİN ÖNÜNDEKİ PSİKOLOJİK ENGELLER KALKACAK
* Üniversite diploması önemini kaybediyor mu?
Åžöyle izah edeyim: Mesela, Fransa'da 17 yıl gazetecilik yapan bir Türk muhabir, Paris'te iletiÅŸim fakültesine müracaat ediyor, diploma almak istediÄŸini söylüyor, bir jüri kuruluyor, jüriye çalışma hayatıyla ilgili dosya veriyor, projeler sunuyor. Jüri 2 kez toplanıyor, onu bazı testlerden ve sınavlardan geçiriyor, sonunda fakülteden mezun olacak bilgiye sahip olduÄŸu kanaatine varıyor ve ona diploma veriyorlar. Bu giderek yer etmeye baÅŸlayacak. EÄŸitimin ÅŸekli de deÄŸiÅŸmeye baÅŸladı. Mesela, İsveç'te bir okul tasarladılar, dört duvar arasındaki dersliklerde eÄŸitim-öÄŸretim faaliyeti yapılmıyor. Çocukların yatarak, oturarak, ayakta eÄŸitim alma, oyun oynama, film izleme imkânları var. Oynayarak, eÄŸlenerek öÄŸrenmeyi esas alan bir okul modeli oluÅŸturuldu.
ERKEN YAŞTA EĞİTİM
* Türkiye nereden baÅŸlayacak bu dönüÅŸüme?
EÄŸitimi daha erken yaÅŸlarda baÅŸlatmalıyız. Åžu anda okullaÅŸma oranı 3-5 yaÅŸ grubunda yüzde 43'lerde, 5 yaÅŸ grubunda ise yüzde 67. 5 yaÅŸta, gelecek yıl sonunda yüzde yüze ulaÅŸmayı hedefliyoruz.
* Başka ne yapılacak?
EÄŸitim sistemini esnekleÅŸtireceÄŸiz. Çocuklarımıza hem yatay hem de dikey geçiÅŸleri saÄŸlayabilecek bir eÄŸitim sistemi öngörüyoruz. Alt yapı yetersizliklerini ortadan kaldırmak için de yeni finansman modelleri geliÅŸtirmeye çalışıyoruz. Milli EÄŸitim Bakanlığı eÄŸitimin niteliÄŸini geliÅŸtiren, daha çok içeriÄŸe önem veren ve çocuklarımızın sahip olacağı bilgi ve kabiliyetleri öne alan bir deÄŸiÅŸimi baÅŸarmaya çalışıyor
* Dünya ile Türkiye arasındaki mesafe nasıl kapanacak?
Dünyanın nereye gittiÄŸini görüp, küresel düzeyde çocuklarımızın baÅŸarılarını artıracak bilgi ve yeteneklere sahip olmasını hedefliyoruz. Uluslararası ÖÄŸrenci DeÄŸerlendirme Programı (PISA) sınavlarında 34 ülke içerisinde 33. olmayı hiç haketmiyoruz. Bunu "Bir Türk dünyaya bedel" diyerek yahut da çocuklarımızı askeri bir disiplinle yetiÅŸtirerek çözemeyiz. Çocuklarımızın serbest bir zeminde, kendilerini geliÅŸtirebilecekleri, yenilik yapma kabiliyetlerini artıracakları, giriÅŸimciliklerin teÅŸvik edileceÄŸi bir zemini sunmak zorundayız.
ABD'de eÄŸitim stratejilerine dair hazırlanan bir raporda, "ABD orta öÄŸretiminden mezun olan öÄŸrencilerin sahip olduÄŸu bilgi ve kabiliyetler ÅŸayet Kanada ve Finlandiya'daki orta öÄŸrenimden mezun olan çocuklardakine denk olsaydı, ABD'nin gayri safi milli hasılası yüzde 9 ile 16 arasında daha büyük olacaktı" deniliyor. Türkiye'de orta öÄŸretimden mezun olan çocukların bilgi ve kabiliyetleri Kanada, Finlandiya, Singapur, Güney Kore'nin orta öÄŸretiminden mezun olanla öÄŸrencilere denk olsaydı gayri safi milli hasılamız kaç kat artardı?
* Çocukların toplumsal deÄŸerler, ahlaki deÄŸerler çerçevesinde yetiÅŸtirilmesi vurgusu yapılıyor, kast edilen nedir?
Sosyal sorumluluÄŸu, aidiyet duygusunu, birlikte yaÅŸama deÄŸerlerini, ortak deÄŸerleri, tarih bilincini, ahlaki deÄŸerleri çocuklarımıza vermeliyiz ki bizi dünyada bir noktaya taşıyacak dirayette, misyonda gençlerimiz olsun. Bunu baÅŸarabilmek için çocukları bireysel olarak düÅŸünmeye sevketmeliyiz, kendilerini zihnen özgür hissetmeliler. 19 Mayıs'daki resmi yürüyüÅŸ tarzları, kalıplaÅŸmış, katı eÄŸitim sistemleri ve ÅŸekilciliÄŸe dayalı uygulamalar, Milli Güvenlik dersi gibi çocuklarımızı askeri disipline sokacak eÄŸilimler bireysel özgürlüÄŸün önündeki psikolojik engellerdir. Bunları aÅŸmadan çocuklarımıza "Hadi serbestçe düÅŸünün, yaratıcı kabiliyetlerinizi geliÅŸtirin" diyemeyiz.
12 YIL ZORUNLULUĞU SİSTEMİ ESNEKLEŞTİRİR
* Zorunlu eÄŸitimin süresinin artırılması söz konusu mu?
Zorunlu eÄŸitimin süresinin artırılması ile toplumun eÄŸitimin seviyesini yükseltmekle ilgili yeni bir strateji belirlemiÅŸ olacağız. Zorunlu eÄŸitimi 12 yıla çıkması, kesintili hale getirmek, sistemi daha esnek bir yapıya kavuÅŸturmak, dünya ile uyum saÄŸlamak açısından bize bir fırsat verecek.
* Nasıl bir kesintili eÄŸitim modeli öngörülüyor?
4 artı 4 artı 4 ÅŸûrada alınan tavsiye kararı üzerine düÅŸünülmekte, ama henüz net bir durum yok. Bizim mevcut sistemimiz 5 artı 3artı 4 ÅŸeklinde bir alt yapıya sahip. Dünyanın baÅŸka ülkelerindeki farklı düzenlemeleri de inceliyoruz, tartışıyoruz, en uygun olanını düÅŸüneceÄŸiz. Bu aslında pedagojik olarak hangi yaÅŸ grubundaki çocukların birarada olacaklarını belirlemeye dair bir karar.
"ARTIK ÇOCUKLAR BELİRLİ KALIPLAR İÇİNDE YETİŞMEYECEK"
* Psikolojik engellerin kaldırılması çocukların özgür düÅŸünmesi için yeterli mi?
Bireysel bir özgürlük öngörüyorsak, o zaman bu toplumda herkesin kendi istediÄŸi eÄŸitimi alabileceÄŸi bir zemini hazırlamak zorundayız. Temelde verilmesi gereken ana dersler, kabiliyetler yanında insanların ferdi olarak veya ailelerin grup olarak alabilecekleri isteÄŸe baÄŸlı eÄŸitim imkânlarını mutlaka koymalıyız ki, hem esnekliÄŸi artıralım hem de toplumda herkes kendisi için uygun bir çıkış yolu bulabilsin.
* Bu çocuklar aynı zamanda dindar nesilleri mi oluÅŸturacak?
Çocuklarımızın kendi güçleri ile ayakta durabilecekleri bir dünyayı hayal ediyoruz. Herkese kendi isteÄŸine baÄŸlı, kendi kabiliyetlerine uygun ve kendi hayallerini gerçekleÅŸtirebilecekleri eÄŸitim imkânlarını sunalım. Herkes kendi tercihini kendisi yapsın. Dindar insanların da tercih yapma hakkı var. Bir vatandaşımız çocuÄŸunun hafız olarak ya da İslam ahlakıyla yetiÅŸmesini, ona dini bilgileri öÄŸretmek istiyorsa herkese sunduÄŸumuz fırsatı ona da sunabilmeliyiz.
*Atatürkçü nesillerin yerine dindar nesiller mi ikame edilecek? Atatürk'le bu yeni sistemin bir derdi mi var?
Niye olsun? Tam tersi. Atatürk'ü nasıl anlamak ve okumak gerektiÄŸine dair bir farklılaÅŸma olduÄŸunu altını çizerek söylemek lazım. EÄŸer, Atatürk'ten, Atatürkçülük'ten, herkese tek tip önlük giydirmeyi, çocukları askeri bir disiplin içinde yetiÅŸtirmeyi, gençlere 19 Mayıs törenlerinde resmi geçit yürüyüÅŸleri yaptırmayı, Milli Güvenlik derslerini, hatta beden eÄŸitimi derslerinde çocuklarımızı hazır olda tutmayı ve bunun gibi pek çok uygulamayı anlıyorsak, bu bizi dünya ile rekabet eder bir hale getirmedi ve muassır medeniyet seviyesine çıkarmadı. FATİH Projesi ile öÄŸrencilerimizin anlatım kabiliyetlerini, hayal güçlerini geliÅŸtirmelerini, dünya bilgilerine ulaÅŸmalarını, gelecek tasarımı yapmalarını temin edeceÄŸiz. Çocuklar artık belirli kalıplarla yetiÅŸmeyecek.
SADECE ÇIRAKLIK EĞİTİMİYLE BEKLENTİLERİ KARÅžILAYAMAYIZ
* Okullarda And veya GençliÄŸe Hitabe kaldırılacak mı?
EÄŸer bir çalışmamız olursa hiç kimse endiÅŸe etmesin önceden kamuoyu ile paylaşırız. Toplumda bu konulardaki tartışmaları takip ediyoruz, ama bizim bir çalışmamız yok.
* Bir de "milli" olmamakla eleÅŸtiriliyorsunuz, sizin düÅŸündüÄŸünüz eÄŸitim milli olmayacak mı?
Çocuklarınız uluslararası sınavlarda 34 ülke arasında 33. oluyorsa, OECD ülkeleriyle kıyaslandıklarında matematikte 2 yıl geride gidiyorlarsa, bu hamaset ülkeyi uluslararası alanda bir yere taşıyor mu? "Milli" olmaktan ben, uluslararası alanda bütün ülkelere parmak ısırtan, "Türkler yapınca böyle yapar" dedikleri bir ülke olmayı anlıyorum, Türkiye böyle bir konumda deÄŸilse "milliyiz" söylemlerinin bir anlamı da yoktur.
* Mesleki eÄŸitim hep öncelikli, ama bir türlü istenilen seviyeye çıkamıyor.
24-25 Åžubat'ta "Mesleki EÄŸitim Çalıştayı" düzenleyeceÄŸiz. Bugün sadece çıraklık eÄŸitimi yaparak toplumun ihtiyaçlarını, sektörün beklentilerini karşılayamayız. Sadece torna tezgahının önünde çocuklarımızın temel kabiliyetlerini geliÅŸtirerek de piyasanın ihtiyaçlarına cevap veremeyiz, CNC tezgahını kullanabilmeli. Temel mesleki alanda yeteri kadar yabancı dil bilmiyorsa, bilgisayar programlarından haberdar deÄŸilse, artık temel torna tesfiye kabiliyeti iÅŸe yaramıyor. Teorik eÄŸitimlerle uygulama eÄŸitimlerini piyasa beklentilerine uygun hale getirecek tedbirleri alacağız.
Bugün