'Saracoğlu'na bayrak dikecektik vazgeçtik'
400 bin sağlık çalışanına ek ödeme müjdesi!
Hakkari'de trafik kazası: 5 yaralı
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Türkiye ve Rusya'dan ortak bildiri

Türkiye ve Rusya'dan ortak bildiri
Rusya ve Türkiye arasında Üst Düzey İstişare Konseyi (ÜDİK) bünyesinde oluşturulan Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısı ortak bildirisi yayınlandı.
25.01.2012 / 21:53

Rusya ve Türkiye arasında Üst Düzey İstiÅŸare Konseyi (ÜDİK) bünyesinde oluÅŸturulan Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısı ortak bildirisinde, OrtadoÄŸu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaÅŸanmakta olan deÄŸiÅŸim ve dönüÅŸüm sürecinin, bu ülkelerin halklarının adil ve meÅŸru taleplerinden kaynaklandığı hususunda mutabık kalındığı ifade edilerek, "Taraflar, Suriye'deki sorunun barışçıl çözümüne yönelik Arap BirliÄŸi'nin çabalarını desteklemektedirler" denildi.


DışiÅŸleri Bakanı Ahmet DavutoÄŸlu ve Rusya Federasyonu DışiÅŸleri Bakanı Sergey Lavrov baÅŸkanlığında bugün Moskova'da düzenlenen toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, bakanlar, Avrupa-Atlantik coÄŸrafyasının güvenlik ve istikrarının, güvenliÄŸin bölünmezliÄŸi ve kapsamlı güvenlik ilkeleri üzerine inÅŸa edildiÄŸini ve anılan coÄŸrafyada yer alan tüm ülkelerin güvenliklerinin birbirlerine baÄŸlı olduÄŸunu teyit ettikleri kaydedildi.


Bildiride, "Bu anlayışla, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ve bu mimariyi oluÅŸturan temel uluslararası düzenlemelerin günümüz ihtiyaçlarına uygun ÅŸekilde geliÅŸtirilmesi ve güçlendirilmesi hususunda birlikte çalışmak arzularını ortaya koymuÅŸlardır. NATO ile Rusya'nın güvenliÄŸinin birbirine baÄŸlı olduÄŸunu göz önüne alarak, Rusya-NATO Konseyi çerçevesindeki siyasi diyalog ve pratik iÅŸbirliÄŸinin daha da geniÅŸletilmesi ve derinleÅŸtirilmesi yönünde çabaların yoÄŸunlaÅŸtırılması konusundaki ilgilerini belirtmiÅŸlerdir" denildi.


Tarafların, ikili düzeyde ve çok taraflı forumlarda AB ile iliÅŸkilere dair düzenli danışmalarda bulunmanın önemine iÅŸaret ettikleri ifade edilen bildiride, ÅŸunlar kaydedildi:


"Bakanlar, Orta DoÄŸu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaÅŸanmakta olan deÄŸiÅŸim ve dönüÅŸüm sürecinin, bu ülkelerin halklarının adil ve meÅŸru taleplerinden kaynaklandığı hususunda mutabık kalmışlardır. Bölgedeki krizlere çözüm arayışlarının, uluslararası hukuk çerçevesinde olması, münhasıran barışçıl yollarla, güce baÅŸvurulmadan, bölge ülkelerinin bağımsızlığına, toprak bütünlüÄŸüne, ulusal birliÄŸine ve egemenliÄŸine saygı gösterilerek, kapsamlı ulusal diyalog tesisi temelinde yürütülmesi gereklidir. Taraflar, Suriye'deki sorunun barışçıl çözümüne yönelik Arap BirliÄŸi'nin çabalarını desteklemektedirler.


Orta DoÄŸu ve Kuzey Afrika ülkelerinde meydana gelen köklü deÄŸiÅŸim ve dönüÅŸümlerin, özellikle baÅŸta Arap-İsrail ihtilafı olmak üzere gündemdeki diÄŸer meselelerin göz ardı edilmesine yol açmaması konusunda fikir birliÄŸi içinde olunduÄŸu bir kere daha vurgulanmıştır. Taraflar, Arap-İsrail ihtilafının ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları, Madrid ilkeleri ve Arap barış giriÅŸiminin saÄŸladığı çerçeve de dahil olmak üzere uluslararası hukuk temelinde kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüme kavuÅŸturulmasına olan baÄŸlılıklarını teyit etmiÅŸlerdir."


-Balkanlar-


Bakanların, Balkanlar'da istikrarın saÄŸlanmasına yönelik çabaların arttırılmasını destekledikleri, bu baÄŸlamda, Bosna-Hersek'in Dayton Barış AnlaÅŸması ile tescil edilen bağımsızlığı, toprak bütünlüÄŸü, egemenliÄŸi ve anayasal yapısının korunmasına dair taahhütleri ile demokratik bir devlet olarak geliÅŸmesine katkıda bulunma niyetlerini teyit ettikleri ifade edilen bildiride, ÅŸu ifadelere yer verildi:


"Taraflar, Bosna-Hersek ile ilgili meselelerin ele alınabileceÄŸi yetkili uluslararası forumların, BM Güvenlik Konseyi ile Barışı Uygulama Konseyi ve onun bünyesindeki Yönlendirme Kurulu olduÄŸundan hareketle, bunların dışındaki tek taraflı giriÅŸimleri reddetmiÅŸlerdir Taraflar, Bosna-Hersek ile ilgili meselelerde, Barışı Uygulama Konseyi Yönlendirme Kurulu baÄŸlamında ve ikili temelde düzenli biçimde diyalog tesis etmek ve eÅŸgüdüm içinde hareket etmek hususunda anlaÅŸmışlardır.


Bakanlar, Kosova konusunda Belgrad ile PriÅŸtine arasındaki diyalog sürecinin devamını desteklemiÅŸlerdir."


Bildiride, bakanların, Kıbrıs sorununun çözümünün ancak BM çerçevesinde ve iki tarafın karşılıklı mutabakatına dayalı siyasi bir uzlaşı ile mümkün olabileceÄŸini ve Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözümün DoÄŸu Akdeniz'de ve bölgede barış ve istikrara büyük katkı saÄŸlayacağını teyit ettikleri kaydedildi.


-İran'ın nükleer programı-


Tarafların, İran'ın nükleer programı etrafındaki durumdan endiÅŸelerini ifade ettikleri de belirtilen bildiride, ÅŸunlar kaydedildi:


"AB Dış İliÅŸkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın Almanya, Çin, Rusya, BirleÅŸik Krallık, ABD ve Fransa adına 21 Eylül tarihinde yaptığı açıklamaya atıfla, İran'ın nükleer programı ile ilgili soruna kapsamlı ve uzun vadeli çözümün ancak diplomasi yoluyla, ön ÅŸartlar ileri sürülmeden yeniden baÅŸlatılacak müzakerelerle, karşılıklılık temelinde ve aÅŸamalı olarak bulunabileceÄŸini vurgulamışlardır. Taraflar, İran'a yönelik ilave yaptırımların ve özellikle tek taraflı yaptırımların sorunun çözümüne katkısı bulunmayacağına inançlarını dile getirmiÅŸlerdir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi AntlaÅŸması'ndan (NPT) kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi kaydıyla İran'ın nükleer enerjiden barışçı amaçlarla yararlanma hakkına dikkat çeken taraflar, İran'ın nükleer programının tümüyle barışçı niteliÄŸine uluslararası toplumun güveninin saÄŸlanabilmesini teminen İran ile UAEA arasındaki diyalog ve iÅŸbirliÄŸinin artırılmasına olan desteklerini kaydetmiÅŸlerdir.


Bakanlar, Hürmüz BoÄŸazı'ndaki seyrüseferin saÄŸlanması baÄŸlamında İran'la ilgili olarak ortaya çıkan geliÅŸmelerden duydukları kaygıyı dile getirmiÅŸlerdir. Taraflar, Orta DoÄŸu ve Kuzey Afrika'daki genel istikrarsızlık ışığında, konfrontasyan istikametindeki geliÅŸmelerin, sadece bu coÄŸrafyadaki ülkeler için deÄŸil, uluslararası toplumun tümü için ciddi menfi neticeleri olacağı hususunda görüÅŸ birliÄŸine varmışlardır. Bakanlar taraflara itidalli hareket etme, gerginliÄŸi arttıracak açıklama ve hareketlerden kaçınma çaÄŸrısında bulunmuÅŸlardır."


-Karadeniz-


Bildiride, DışiÅŸleri Bakanları'nın, Karadeniz bölgesinin iÅŸbirliÄŸi, güvenlik ve refah alanına dönüÅŸtürülmesinin sahildar ülkelerin üzerine düÅŸen bir sorumluluk olduÄŸunu; bu çerçevede, "Karadeniz Deniz İşbirliÄŸi Görev Gücü"nün (BLACKSEAFOR) yanı sıra Karadeniz'in deniz güvenliÄŸinin korunması amacıyla oluÅŸturulan "Karadeniz Uyumu Harekatı" (KUH) ile Karadeniz'de Güven ve Güvenlik Arttırıcı Önlemler (KGGAÖ) Belgesi kapsamında Karadeniz bölgesinde güvenlik ve iÅŸbirliÄŸinin güçlendirilmesine yönelik iÅŸbirliÄŸinin sürdürülmesinin önem taşıdığını teyit ettikleri belirtildi.


Tarafların, Deniz Kuvvetleri arasında ikili işbirliği alanında kaydedilen gelişmelerden duyulan memnuniyeti belirttikleri ifade edilen bildiride, şunlar kaydedildi:


"Taraflar, Karadeniz Ekonomik İşbirliÄŸi Örgütü'nün (KEİ) bölgesel sahiplenme temelinde son 20 yılda Karadeniz Bölgesi'nde ekonomik iÅŸbirliÄŸi baÅŸta olmak üzere, barış, istikrar ve refahın geliÅŸtirilmesine yaptığı katkıyı takdirle kaydetmiÅŸler ve KEİ'nin 20. yıl dönümünün üye ülkelerin iÅŸbirliÄŸinin pekiÅŸtirilmesine yönelik siyasi iradelerini teyit edecekleri tarihi bir dönemeç olacağı hususundaki inançlarını dile getirmiÅŸlerdir. Türk tarafı, KEİ'nin kuruluÅŸunun 20. yıl dönümü vesilesiyle İstanbul'da bir Zirve tertip etme niyeti konusunda Rus tarafını bilgilendirmiÅŸtir. Rus tarafı bunu not etmiÅŸtir. Zirve'nin hazırlıkları ve KEİ çerçevesindeki iÅŸbirliÄŸinin ileri götürülmesi için düzenli istiÅŸarelerde bulunmayı kararlaÅŸtırmışlardır. Bu çerçevede, 2001 yılında Moskova Bakanlar Konseyinde kabul edilen 'KEİ- GeleceÄŸe Yönelik Ekonomik Gündem' baÅŸlıklı belgeyi yeni küresel ve bölgesel geliÅŸmeler ışığında güncelleyerek Örgütün gelecek on yıla iliÅŸkin vizyon ve faaliyetlerini kapsayacak ÅŸekilde birlikte güncellemek konusunda mutabık kalan taraflar ayrıca, AB'nin Karadeniz'de çok taraflı iÅŸbirliÄŸi giriÅŸimlerinde KEİ'yi temel ortak olarak kabul etmesinin önemini vurgulamışlardır.'


-Güney Kafkasya-


Bakanların, Güney Kafkasya'daki durum üzerinde görüÅŸ teatisinde bulundukları ifade edilen bildiride, "Bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrar ortamının saÄŸlanmasına yönelik ortak niyetleri yenilemiÅŸlerdir. Taraflar, bölgedeki sürüncemede kalmış ihtilafları çözmek için tüm Kafkasya devletlerinin güç kullanımından ve güç kullanma tehdidinden imtina etmesi, münhasıran barışçıl yöntemlerin kullanılması gereÄŸinden hareket etmektedirler" denildi.


Bakanların, bölgede iyi komÅŸuluk iliÅŸkilerinin kurulması ve pekiÅŸtirilmesinin unsuru olarak insani, kültürel, ticari ve ekonomik iliÅŸkilerin geliÅŸtirilmesinin önemini belirttikleri ifade edilen bildiride ÅŸunlar kaydedildi:


"Taraflar, Yukarı KarabaÄŸ sorununun süratle çözümlenmesi konusundaki arzularını vurgulamışlardır. Ermenistan ve Azerbaycan tarafından, AGİT Minsk Grubu arabuluculuÄŸunda yürütülmekte olan Yukarı KarabaÄŸ ihtilafının çözümlenmesine yönelik çalışmaların yakın zamanda sonuç vermesine dair beklentilerini dile getirmiÅŸlerdir. Bakanlar, mevcut statükonun korunmasının kabul edilemezliÄŸi hususundaki inançlarını teyiden ifade etmiÅŸler; Yukarı KarabaÄŸ ihtilafına BM Åžartı, Helsinki Nihai Belgesi ve AGİT Minsk Grubu EÅŸbaÅŸkan ülkelerin liderlerinin Temmuz 2009 Aquila, Haziran 2010 Muskoka ve Mayıs 2011 Deauville ortak açıklamalarının muhteviyatı temelinde barışçıl çözüm bulunması imkanlarının bulunduÄŸunu teyit etmiÅŸlerdir.


Taraflar, Azerbaycan Cumhuriyeti, Ermenistan Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Devlet BaÅŸkanlarının Yukarı KarabaÄŸ sorununun çözümü konusundaki 23 Ocak 2012 tarihli Ortak Açıklamasının barış sürecinin geliÅŸtirilmesine ilave ivme kazandırdığını teyit etmiÅŸlerdir. Türkiye ve Rusya'nın, imkanlarını ihtilaf bölgesinde istikrar saÄŸlanması maksadıyla kullanmaya devam etme niyetleri teyit edilmiÅŸtir."


Bakanların, geniÅŸ potansiyele sahip Orta Asya coÄŸrafyasında daha yakın iÅŸbirliÄŸi geliÅŸtirme konusunda neler yapılabileceÄŸine iliÅŸkin görüÅŸ alışveriÅŸinde bulunarak, bölgedeki istikrar ve güvenliÄŸin desteklenmesi konusunda mutabık kaldıkları belirtilen bildiride, ÅŸunlar kaydedildi:


"Bakanlar, iki ülkenin de Afganistan'ın istikrara kavuÅŸturulmasına yönelik çabaları bulunduÄŸunu, bu konuda bölgesel iÅŸbirliÄŸini son derece önemli gördüklerini kaydetmiÅŸlerdir.


Taraflar, bölgesel iÅŸbirliÄŸi baÄŸlamında halihazırda mevcut olan ve olumlu katkı saÄŸlayan ŞİÖ, İKÖ, Recca, AvET, OGAÖ ve CICA dahil bölgesel iÅŸbirliÄŸi mekanizmalarının daha da geliÅŸtirilmesine ve iyileÅŸtirilmesine hazır olduklarını teyit etmiÅŸlerdir. Bu çerçevede, İstanbul'da 2011 Kasım ayında düzenlenen bölgesel Afganistan konferansında onaylanan güven arttırıcı önlemlerin hayata geçirilmesinin önem taşıdığı vurgulanmıştır.


Bakanlar, Afganistan'daki uzlaşı sürecinin bizzat Afganlıların öncülüÄŸünde ve silahlı muhalefetin, silah bırakma, Afganistan anayasasını tanıma ve El Kaide ve diÄŸer aşırılıkçı örgütlerle temasları kesin ÅŸekilde kesme olmak üzere üç ana prensibe ön koÅŸulsuz ÅŸekilde riayet etmesi temelinde gerçekleÅŸmesi gerektiÄŸi hususunda mutabık kalmışlardır."


DışiÅŸleri Bakanları'nın, Asya-Pasifik bölgesinin artmakta olan ağırlığını ve dünya barışı açısından önemini göz önüne alarak, bölge ülkeleriyle iÅŸbirliÄŸinin geliÅŸtirilmesi üzerinde durdukları ifade edilen bildiride, tarafların, Kore Yarımadası'ndaki nükleer soruna dair altılı müzakerelerin en süratli ÅŸekilde yeniden baÅŸlatılmasının yararına iÅŸaret ettikleri, söz konusu meselenin çözümünün baÅŸta KuzeydoÄŸu Asya olmak üzere Asya-Pasifik bölgesinde ve tüm dünyada olumlu sonuçlar saÄŸlayacağını belirttikleri kaydedildi.


Tarafların, Rusya Federasyonu'ndan, Kuzey Kore toprakları üzerinden Kore Cumhuriyeti'ne doÄŸalgaz boru hattı inÅŸa edilmesi projesinin hayata geçirilmesinin, Kore Yarımadası'nda barış ve istikrarın tesisine katkı saÄŸlayacağı görüÅŸünde oldukları da belirtilen bildiride, "Bakanlar, Ortak Stratejik Planlama Grubu çalışmalarının yararlı ve etkin olduÄŸu deÄŸerlendirmesinde bulunarak, geniÅŸ bir yelpazede gündem konuları üzerinde derin ve yapıcı görüÅŸ teatisinde bulunulması, iki ülke iÅŸbirliÄŸinin yeni yönelimlerinin belirlenmesi ve Üst Düzey İşbirliÄŸi Konseyi toplantılarına sunulmak üzere tekliflerin hazırlanması için Grup'un yararlı bir mekanizma olduÄŸu hususunda mutabık kalmışlardır" denildi.


AA


Bu haber toplam 15 defa okundu
YAZARLAR
Sadri Şener: Parayı Fener'e vermem!
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, istifa eden Mehmet Ali Aydınlar'ın tavrına üzüldüğünü söylerken devler ligi gelirini kimseye, hele F.Bahçe'ye hiç vermeyeceğini söyledi.

Roportaj